15 Şubat 2018 Perşembe

Vatandaş Bilimi

HAYVANLARI KORUYALIM!

4 EKiM: HAYVANLARI KORUMA GÜNÜ

Yaşam için gerekli olan hemen hemen her şeyin karşılanmasında doğaya ve onun çeşitliliğine muhtacız. Yaşamımız, bitkilerin ve hayvanların olağanüstü değişkenliği, onların yaşadıkları yerler ve içinde bulundukları ortamlara bağlı.  Ancak doğal kaynaklara yönelik talebimiz sürekli arttığı için bu çeşitlilik tehdit altında.

Bugün, yeryüzünde 7 milyar insan yaşıyor. 2050 yılında ise bu rakamın 10 milyara yaklaşacağı öngörülüyor. İnsanlar çoğalıyor ama bizim dışımızdaki canlı türleri için durum, bunun tam tersi. Hızla artan nüfus, yapılaşma, doğal alanların tahribatı, yasa dışı avcılık ve ticaret, yaban hayatın dengesini bozuyor ve yaban hayatın canlıları bir yok oluşa doğru sürükleniyor. Özetle, biz çoğalırken dünyamızı paylaştığımız diğer canlıların sayısı hızla azalıyor. 

Gezegenimize ve barındırdığı çeşitliliğe dair henüz keşfedilmemiş pek çok tür var. Ancak açık olan bir şey var: mevcut değerlerimizi hızla kaybediyoruz. Bu nedenle 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü sadece gözümüzün gördüğü hayvanları değil, yeryüzünde var olan tüm hayvanların da yaşam hakkına sahip olduklarını hatırlamamız açısından çok önemli.  



VATANDAŞ BİLİMİ

 Halkımıza sorduk:

Sokak hayvanları için özellikle bu soğuk kış günlerinde neler

yapabiliriz?


BU SOĞUK HAVALARDA ONLARA BIR BARINAK SAĞLAMAK, EN AZINDAN KÜÇÜK BIR KULÜBE YAPMAK HERKES IÇIN IYI OLACAKTIR. AYRICA PARKLARA BAHÇELERE SU KABI KOYABILIRIZ.

ONLARA DEĞER VERMELIYIZ, ONLARIN DA CANLI OLDUĞUNU UNUTMAMALIYIZ. BAZI YERLERE YEMEK KABI KOYMALIZ MAMA ALIP ONLARI BESLEMELIYIZ HATTA.

BILGILENDIRME YAPILMALI INSANLARI DAHA DUYARLI HALE GETIRMEK IÇIN. SIVIL TOPLUM KURULUŞLARINA YARDIM EDILEBILIR BU KONU HAKKINDA.

EVIMIZE GELEN SOKAK HAYVANLARINI DIŞARI ATMAMALIYIZ. EĞER EVDE BESLEYEMEYECEKSEK BARINAKLARA VS GÖTÜRMELIYIZ. BU ŞEKILDE SOKAKTA DONMALARINI ÖNLEMIŞ OLURUZ.

SOKAĞA ATILAN HAYVANLAR

Küçük Bir Hikaye,

Sakarya bölgesinde de ormanlık alanlar terkedilmiş evcil hayvanlarla doldu. Bir kısmının belediye ekipleri tarafından kısırlaştırılıp küpe takıldığı anlaşılan bu hayvanları, dernekler ve gönüllü hayvanseverler beslemeye gidiyor.
İki gün önce Karaman Keresteciler ve Emirdağ bölgelerine bu hayvanları beslemeye giden gönüllü
hayvanseverlerden Sibel Arın Sezer, Arzu demir ve emekli asker olan Turhan Hurma, kendilerini görünce sevinçten deliye dönen hayvanların mama ihtiyaçlarını karşıladı. Ancak dönmeye hazırlandıklarında, göz yaşartan görüntüler oluştu. Ormanlık alanda vahşi ortamda yaşamalarına rağmen daha önce evcil oldukları için insanlara çok yakın olan, aralarında Seter, Golden gibi oldukça popüler cins hayvanların da bulunduğu köpekler, hayvanseverlere adeta "bizi de götürün" diye yalvardı. İçlerinden bir tanesi vardı ki, Seter cinsi olan bu terkedilmiş av köpeği onlarla birlikte geri dönme çabalı herkesi ağlattı.

Hayvansevererin aracının içine giren ve çıkmak istemeyen köpek, çıkarıldıktan sonra birkaç kez daha yine kapıdan girdi, daha sonra pencereden içerine atladı ve çıkmak istemedi. Tekrar indirildiğinde ve araç hareket edeceği sırada ise otomobilin üzerine çıktı.
Av köpeğinin bu çabası sonuç verdi ve
hayvansever Sibel Arın Sezer onu alıp evine götürmek zorunda kaldı. Sibel Arın Sezer, bu hayvanların büyük bir bölümünün büyük heveslerle alınıp bakılamadığı için terkedilmiş evcil hayvanlar olduğunu belirterek, "Maalesef onların durumu çok üzücü. Özellikle kış koşullarında, vahşi doğaya da alışık olmadıklarından yiyecek bulmakta zorlanıyorlar. Biz gönüllüler sık sık buraya gelerek bağış mamalarla onları beslemeye çalışıyoruz. Seter cinci av köpeğinin çabaları ise hepimizin gözünü yaşarttı. Bir de siyah Golden vardı. Ancak biz sadece av köpeğini alabildik. Sahiplenmek isteyen varsa ve iyi bakacaksa gelip bizden alabilir " dedi.


VATANDAŞ BİLİMİ

 Halkımıza sorduk:

İnsanlar neden sahiplendikleri hayvanları sıkıldıkları zaman bir

eşya gibi dışarı atıyor? Bu olayı durdurmak için ne tavsiye

 edersiniz?


Her insan değil tabii ki ama bazı insanlar sorumsuzdur. Bir hevesle alınmış hayvanları gözlerini kırpmadan sokağa atarlar. Benim tavsiyem sokak hayvanlarını sadece sorumluluk sahibi olan ve kendini bu konuda yeterli gören bireylerin sahiplenmesidir.
Artık alışınca ve onunla mutlu olmayınca zaten bencil olan insanoğlu yine kendini düşünüp (o hayvanı düşünmeyip) sokağa atıyor.Durudurmak için ise bilinçlendirme ve İslam'ı önerebilirim.
İnsanlar sıkılgan bir yapıya sahip oldukları için sıkılııyorlar hemen ve atıyorlar hayvanları. Sahiplendikleri merkezleri açılmalı ve Pet Shop’lar kapatılmalı.

PEKİ HAYVANLARI NEDEN KORUMALIYIZ?


Hayvanlar bizim dostumuzdur. Çünkü; bu dünyayı onlarla paylaşıyoruz, burası bizlerin olduğu kadar onların da evi. Onların da bizler gibi yaşayabileceği başka bir gezegenleri yok. Dünyamızın dengesini korumak için bizler gibi onların da burada bulunması gerekiyor. Dolayısıyla hayvanlarla birlikte, hepimizi misafir eden doğamızı da korumamız şart.
Hayvanları korumak ve sevmek ayrı şeyler olsa da, onları korumak ve yaşamalarına yardımcı olmak aslında onları sevmek demektir. Hayvanları sevmek için illa bir hayvan sahibi olmamız gerekmez. 

Onları korumak için öncelikle bilmemiz gereken birkaç nokta bulunuyor:
  • Onların da en az bizler kadar yaşama hakkı vardır.
  • Bu Dünya bizlerin olduğu kadar onlarındır da.
  • Görünüş olarak farklı olsalar da, bize benzer yönleri vardır: Onlar da sevinir, üzülür, ağlar, aile kurar, bağlanır, acı çekerler.

VATANDAŞ BİLİMİ

 Halkımıza sorduk:

Halkımız ne zaman hayvanlara karşı bu kadar sorumsuz ve

duyarsız oldu?

Halkımız kendini ifade edemediği zamandan beri.
Bencillikleri arttığından beri.
İnsanlar İslamiyet’e uzaklaşmaya başladıkça bencilleşmeye ve duyarsızlaşmaya başladı.
İnsanlar vicdanlı ve vicdansız olarak ikiye ayrılır. Vicdanlı insanlar zaten her zaman iyilik yapıyorlar idi ama vicdansız insanlar da aynı şekilde sürekli kötülük yapıyorlardı o yüzden tam bir zaman veremeyeceğim.
İnsanlar ve hayvanlar duygusal varlıklardır. İnsanlar duygularından merhamet ve vicdanlarından ödün vererek hayvanlara zarar veriyorlar. Çağımız ilerledikçe insanlar duygusuzlaşınca hayvanlara ve hatta insanlara şiddet artmaktadır.